Yapım, günümüz dünyasının en büyük sorunlarından biri olan kentsel dönüşüm çılgınlığını ve paranın tarihi değerleri nasıl çiğnediğini sinsi bir dille tiye alıyor. Arjantinli yatırımcının oteli sadece yıkılacak bir beton yığını ve kar elde edilecek bir arsa olarak görmesi, Lucius’un insani aidiyet duygusuyla muazzam bir tezat oluşturuyor. Şirketlerin ruhsuz vizyonları ile eski dünyanın o samimi ve elit işçi ahlakı arasındaki savaş, izleyiciye trajikomik sahneler sunuyor. Kapitalist sistemin tek tipleştirme politikasını sufle mutfağından vurarak eleştiren, derinlikli bir sistem analizi.