Hikayenin en özgün yanlarından biri, hırslı psikoloji öğrencisinin Owen’ı kendi akademik başarısı için bir piyon gibi kullanmaya karar vermesidir. Genç kız, Owen'ın bu takıntılı aşk acısını "romantik bağlılıkların insan zihninde yarattığı geçici delilik" teorisini kanıtlamak için adeta kendi kişisel Stanford Hapishanesi Deneyi'ne dönüştürüyor. Owen her köşe başında Emily'yi ararken, arkasındaki bu akıl hocası kız onun her bir duygusal kırılmasını, panik anını ve tepkisini not alarak bilimsel bir analiz çıkarıyor ve bu durum aralarındaki ilişkiyi harika bir psikolojik savaşa çeviriyor.