George R.R. Martin tarzı acımasız ve kaçınılmaz kader trajedilerini andıran bu suç sarmalında, her kasanın ve her bankanın patlatılması iki genci mutlak sona biraz daha yaklaştırır. Caroline, yollarda kurumsal düzene ve sisteme karşı başlattıkları bu anarşik savaşı bir özgürlük manifestosu olarak görse de işlerin içine vahşet ve kan girdiğinde büyük bir vicdan azabı yaşamaya başlar. Sırların, pay telefonlarının ve neon ışıklı ucuz otel odalarının gölgesinde ilerleyen süreç, izleyiciyi her sahnesinde nefes kesen polis kovalamacalarına ve ters köşelere hazırlar.