Müze envanterinde ortaya çıkan eski belgelerin İpek’in ailesinin karanlık geçmişiyle uyuşması, Önder için tam bir psikolojik gerilim ve kimlik krizine dönüşür. Sevgilisine karşı duyduğu saf aşk ile bir bilim insanı olarak mantığının fısıldadığı şüpheler arasında sıkışıp kalan arkeolog, büyük bir güven sınavı verir. İpek’in bazı geceler aniden ortadan kaybolması ve sorduğu soruları yanıtsız bırakması, ilişkilerini sarsıcı bir çıkmaza doğru sürükler.